Gün içindeki regresyonlarımız

Blog gönderi açıklaması.

1/19/20262 min read

Gün İçinde Regresyonlarımız

Regresyon dediğimiz şey yalnızca terapide, gözler kapalıyken ya da geçmişe dönük çalışmalarda ortaya çıkmaz.
Aslında günün tam ortasında, kahvemizi içerken, bir mesaj okurken ya da bir bakışla karşılaştığımızda olur.

Çoğu zaman fark etmeyiz.
Ama bedenimiz, ses tonumuz, içimizden geçen cümleler bunu çoktan ilan etmiştir.

Regresyon Nedir, Ne Değildir?

Regresyon; kişinin duygusal olarak daha erken bir gelişim dönemine kısa süreli geri dönüşüdür.
Bu bir geriye gidiş değil, bir hafıza çağrısıdır. Zihnin değil, duygunun hatırlamasıdır.

Ve sandığımızın aksine

  • Zayıflık değildir

  • Kontrol kaybı değildir

  • “Gerilemek” hiç değildir

Aksine, sistemin korunma ve anlamlandırma yoludur.

Gün İçinde Nasıl Ortaya Çıkar?

Regresyon çoğu zaman dramatik değildir. Sessizdir, hızlıdır, gündeliktir.

  • Bir eleştiride sesin incelmesi

  • “Beni kimse anlamıyor” cümlesinin içten yükselmesi

  • Gereğinden fazla savunmaya geçmek

  • Küçük bir reddedilmede yoğun değersizlik hissi

  • O anki kişiyle değil, sanki başka biriyle konuşuyormuş gibi hissetmek

İşte bunların her biri, bugünün değil; geçmişin duygusudur.

O An Kaç Yaşındayız?

Regresyon yaşadığımızda kronolojik yaşımız değil, duygusal yaşımız konuşur.

Bazen:

  • 5 yaşında, görülmek isteyen bir çocuk

  • 8 yaşında, suçlanmaktan korkan biri

  • 12 yaşında, utançla içine kapanan bir ergen

  • 16 yaşında, anlaşılmadığını düşünen bir genç oluruz

Ve yetişkin bedenimizle, o yaşın diliyle tepki veririz.

Bu yüzden “abarttım” dediğimiz tepkiler, aslında orantısız değil; zamansızdır.

Neden Özellikle Gün İçinde?

Çünkü gündelik hayat:

  • Otorite figürleri

  • Yakın ilişkiler

  • Beklentiler

  • Hayal kırıklıkları

ile doludur.
Ve bunların her biri, erken dönem bağlanma deneyimlerine temas eder.

Terapide güvenli bir alanda yavaşça ortaya çıkan şeyler,
hayatta tetiklenerek hızla belirir.

Regresyonla Savaşmak Yerine

En sık yapılan hata şudur:
“Yetişkin ol, toparla, geçmesi lazım.”

Oysa regresyon bastırıldığında değil, tanındığında yatışır.

Kendine sorabileceğin küçük ama dönüştürücü bir soru vardır:

“Şu an içimde kim konuşuyor ve neye ihtiyacı var?”

Bazen ihtiyaç:

  • Sakinleşmek

  • Duyulmak

  • Onaylanmak

  • Sınır koymak

  • Ya da sadece durmak olur

Ve bunu fark eden bir yetişkin benlik varsa, regresyon tehlike olmaktan çıkar; bilgiye dönüşür.

Gün içinde regresyon yaşamak, iyileşemediğimizin değil;
hala temas edebildiğimizin göstergesidir.

İnsan, ancak bir şeylere bağ kurabildiğinde geçmişine düşer.
Ve her düşüş, doğru tutulduğunda, yeni bir ayağa kalkıştır...

Kübra Çetintaş